Tiyatro Pera yeni oyunlarıyla perde diyor 2019 Şubat ayında yeni oyun “Herkes Tek Başına Ölür”, geçen sezonlardan “Vanya, Sonya, Maşa ve Spike” ve “Onların Hikayesi” seyircilerin beğenisine sunulacak.
Tiyatro Pera 2019 Şubat Ayı Oyun Programı
6 Şubat Çarşamba Saat 20.30 Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
8 Şubat Cuma Saat 20.30 OkumaTiyatrosu:Ter
9 Şubat Cumartesi Saat 20.30 Herkes Tek Başına Ölür
10 Şubat Pazar Saat 18.30 Herkes Tek Başına Ölür
13 Şubat Çarşamba Saat 20.30 Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
16 Şubat Cumartesi Saat 20.30 Onların Hikayesi
17 Şubat Pazar Saat 18.30 Onların Hikayesi
20 Şubat Çarşamba Saat 20.30 Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
22 Şubat Cuma Saat 20.30 OkumaTiyatrosu: Ter
23 Şubat Cumartesi Saat 20.30 Herkes Tek Başına Ölür
24 Şubat Pazar Saat 18.30 Herkes Tek Başına Ölür
Tiyatro Pera Gişe Tel: 0 554 539 70 27
Bilet Fiyatları
Tam Bilet: 40 TL İndirimli: 30 TL
Tiyatro Pera Adres: Abide-i Hürriyet Caddesi No: 211 C Blok
BlackOut Şişli
BlackOut’da oyun süresince seyircilerimize ücretsiz otopark hizmeti
Hans Fallada’nın “Herkes Tek Başına Ölür” romanından Nesrin Kazankaya’nın uyarlayıp yönettiği oyunda görev alan saatçılar: Murat Göksu, Nesrin Kazankaya, Rüştü Onur Atilla, Başak Meşe, Zeynep Özden, Doğan Akdoğan, Oğuz İşçi, Dilşah Demir, Mustafa Sevim.
Çağdaş Alman edebiyatının önemli yazarlarından Hans Fallada’nın gerçek bir olaydan yola çıkarak yazdığı “Herkes Tek Başına Ölür” adlı romanı, 2. Dünya Savaşı yılları Nazi Almanya’sına tanıklık etmekte. Yıl 1940. Berlin’de, sıradan bir işçi karı kocanın, Nazi yönetimine karşı yürüttükleri olağandışı ve alışılmadık direnişleri anlatılıyor. Otto ve Anna Quangel çifti, günlük, sıradan yaşamlarını sürdürürken cepheden gelen bir telgrafla aniden yaşamları alt üst olur, tek oğullarını savaşa kurban vermişlerdir. Yaşam artık eskisi gibi değildir. Karı koca, 200’den fazla, el yazısıyla yazılmış, Nazi karşıtı kartpostal ve mektupları, 1940-42 arasında Berlin’in dört bir yanına dağıtırlar. Kısa sürede polisiye bir takibin içinde bulurlar kendilerini.
Oyun, polisiye bir izlekte, sıradan, küçük insanların faşizme karşı tepkisizliklerini, korkularını, öfkelerini, ihbarcı ve işbirlikçi yaklaşımlarını ahlaki bakımdan sorgulamakta. Küçük insanın faşizmle imtihanı hüzün ve komedinin iç içe geçtiği naif bir anlatımla aktarılmaktadır.
“Herkes Tek Başına Ölür”
Yücel Erten’in yönettiği “Vanya, Sonya, Maşa ve Spike” adlı oyunda görev alan sanatçılar: Şerif Erol, Tilbe Saran, Nesrin Kazankaya, Doğan Akdoğan, Başak Meşe ve Gamze İpek.
Çağdaş Amerikan tiyatrosunun önde gelen yazarlarından Durang, Çehov oyunlarına göndermeler yaparak günümüzde, ABD’de küçük bir kasabada geçen, özgün bir öykü oluşturur. Vanya ve evlatlık kardeşi Sonya, yaşamlarını hiç çalışmadan, kardeşleri Maşa’ya ait bir evde ve onun desteğiyle sürdürmektedirler. Maşa ünlü bir sinema oyuncusudur ve genç sevgilisi Spike ile eve gelir. Olaylar, bilici hizmetçi Kassandra ve Nina adlı komşu kızın dahil olmasıyla gelişir. Adlarının Çehov kahramanlarından olması, yazgılarını da belirlemiştir sanki. Taşra yaşamının umutsuzluğu, modern insanın yalnızlığı ana temadır. Zeki bir komedinin hüzünle buluştuğu bir yorum.
“Vanya, Sonya, Maşa ve Spike”
Nesrin Kazankaya’nın yazıp yönettiği “Onların Hikayesi” adlı oyunda görev alan sanatçılar: Nesrin Kazankaya, Mehmet Bilge Aslan, Onur Atilla, Başak Meşe, Zeynep Özden, Erdinç Anaz, Aslı Sever, Cemre Gözütok, Hebun Barış, Yasin Küçüksüslü, Vakur Pehlivan, Berna Yücel, Diana Çhilingaryan, İpek Demirel.
İstanbul’da bir Yahudi düğünündeyiz. Eidel, oğlu İshak’ı evlendirmektedir. Geniş bir cemaatle kutlanan düğünde, kızı Drezel ile birlikte konuklarını ağırlamaktadır. Eidel’in gizli sevgilisi Ermeni tüccar Mihran, ailesinden miras geleneksel bir şano sahibi tiyatrocu Ermeni Kirkor, Kirkor’un sevgilisi oyuncu Lusin de konuklar arasındadır. Düğün gecesi 2. Dünya Savaşı’nın başladığı haberi gelir. Tarihin bu önemli kırılma noktasında, ülke siyasetiyle birlikte azınlıklar da olumsuz etkilenir. 1939 ile 1943 yılları arasında yasal düzenlemelerle azınlıklara uygulanan yaptırımlar, mutlu düğünü hızla geride bırakarak, Yahudi ve Ermeni ailelerin zorunlu göçüne ve kaybolmalarına yol açacaktır. Zorunlu göç edenlerin, kaybolanların ve kalanların hikaye takibi, Yahudi ailenin üçüncü kuşak ferdiyle günümüz Türkiye’sinde gerçekleşir. Oyun, 2. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da yaşanan olaylarla, günümüz iki binli yıllar Türkiye’si arasında zaman atlamalı gidip gelir. Şapkacı Eidel’den, saatçi Mihran’a, tiyatro oyuncusu Kirkor’dan Lusin’e, Drezel’den şair İshak’a ve günümüz akademisyeni Yasemin’e uzanan renkli figürlerin, aşkla, eğlenceyle ve yaşam coşkusuyla dolu, komik ve hüzünlü “hikayelerine” tanık oluruz.
“Onların Hikayesi”

























